Kelebek ve Güve Arasındaki Farklar

Kelebek ile güve arasındaki farkı anlamanın en kolay yollarından biri antenlerine bakmaktır. Bir kelebeğin antenleri, uzun bir şaft ve ucunda bir ampule benzeyen sopa şeklindedir. Güvelerin antenleri tüylü veya testere ucu gibi kenarlıdır.

Kelebeklerin ve güvelerin, vücutlarını ve kanatlarını kaplayan pullar da dahil olmak üzere pek çok ortak noktası vardır. Bu pullar aslında değiştirilmiş kıllardır. Kelebekler ve güveler Lepidoptera takımına aittir (Yunancada pul anlamına gelen lepis ve kanat anlamına gelen pteron kelimelerinden türetilmiştir).

Kelebekleri ve güveleri tanımlamaya yardımcı olacak diğer bazı yollar şunlardır:

Kanatlar

Kelebekler kanatlarını dikey olarak sırtlarının üzerine katlama eğilimindedir. Güveler kanatlarını karınlarını gizleyecek şekilde çadır benzeri bir şekilde tutma eğilimindedirler.
Kelebekler genellikle daha büyüktür ve kanatlarında daha renkli desenler bulunur. Güveler genellikle daha küçüktür ve soluk renkli kanatlara sahiptir.

Anatomi

Güvelerin kanatlarını birleştirmeye yarayan bir frenulumu vardır. Kelebeklerin frenulumları yoktur. Frenulumlar ön kanadı arka kanada birleştirir, böylece kanatlar uçuş sırasında uyum içinde çalışabilir.

Davranış

Kelebekler öncelikle gündüz aktiftirler, gündüz uçarlar. Güveler genellikle gececidir, geceleri uçarlar. Bununla birlikte, geyik güvesi gibi gündüz yaşayan güveler de vardır.

Koza

Kozalar ve krizalitler pupa için koruyucu kaplamalardır. Pupa, larva ile yetişkin arasındaki ara aşamadır. Güve, ipek bir örtüyle sarılmış bir koza yaparken kelebek sert, pürüzsüz ve ipek kaplaması olmayan bir krizalit yapar.

Bilim insanları yeni kelebek ve güve türlerini keşfedip inceledikçe, ikisi arasındaki ayrımlar karmaşıklaşıyor. Bazı güveler, Peru’dan gelen renkli ve gündüz uçan güve olan Urania leilus gibi kelebek olduklarını düşünerek sizi kandırabilir. Neotropik kuşakta, Endonezya ve Avustralya’da bulunan Castnioidea güveleri, parlak renkli kanatlar, sopalı anten ve gündüz uçma gibi kelebeklerin birçok özelliğini sergiliyor.
Kelebeklerden çok daha fazla güve türü vardır. Kelebekler ve kaptanlar (kanca şeklindeki antenler) Lepidoptera takımının yüzde 6 ila 11’ini oluştururken, güveler Lepidoptera takımının yüzde 89-94’ünü oluşturur.

Bir kelebeğin kanadına dokunduğunuzda toz silinirse kelebeğin uçamayacağı düşüncesi gerçek değildir. Toz aslında çok küçük pullardır ve bir kelebek ömrü boyunca bu pulları döker.
Kelebekler ve güveler holometaboldur, yani yumurtadan tırtıla ve krizalitten yetişkine kadar tam bir metamorfoza uğrarlar.

Dünyada bilinen en büyük kelebekler kuşkanatlısıdır. Papua Yeni Gine’nin yağmur ormanlarında yaşayan Kraliçe Alexandra Birdwing’in (Ornithoptera alexandrae) kanat açıklığı 11 inçtir. Tüm kelebekler arasında en nadir görülenidir. Papua Yeni Gine’nin yağmur ormanlarından olan Goliath kuş kanadı (Ornithoptera goliath), ortalama 11 inç kanat açıklığına sahip en büyük kelebeklerden biridir.

Bilinen en küçük kelebekler, Kuzey Amerika ve Afrika’da bulunan mavi kelebeklerdir (Lycaenidae). Kanat açıklıkları 1/4 – 1/2 inç arasındadır. Batı Pigme Mavisi en küçüğüdür.

En yaygın kelebek Avrupa, Kuzey Amerika, Afrika, Asya, Avustralya, Yeni Zelanda, Bermuda ve Hawaii’de bulunan Lahana Beyazıdır.

Bilinen en büyük güveler, kanat açıklıkları 12 inç kadar olan Atlas güveleridir.

Bilinen en küçük güveler, kanat açıklıkları 3/32 inç kadar küçük olan cüce güveler familyasından (Nepticulidae) gelmektedir.

Kaynak

  • Butterflies and Moths of the World External (Natural History Museum, London)
  • Butterfly Gallery External (The Academy of Natural Sciences at Drexel University)

BİLİMLE TASARLA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir